Yüreğin varsa cesaretin varsa!!

Bugün haberleri izliyordum başbakan R.T. Erdoğan‘ın bir lafı hoşuma gitti, sonuna kadarda destekliyorum…

R.T. Erdoğan : “Yüreğin varsa cesaretin varsa terör örgütünü eleştir” diye BDP başkanı Selahattin Demirteş‘ı eleştiriken aklıma ilk gelen hükümeti destekleyen medya geldi..  Şimdiye kadar hükümeti eleştiren bir tane yandaş medya görmedim.

 

Şimdi bende yandaş medyaya sesleniyorum “YÜREĞİN VARSA CESARETİN VARSA HÜKÜMETİ ELEŞTİR”

Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri

Aşırı derecede saç kaybı çok fazla insanın yaşamını etkileyen bir durumdur. Duş alırken yada saçımızı tararken normaliden fazla dökülmüş saç görmek bizi hemen endişeye sokar. Aslıda başta bulunan 100-150 bin saçın 100 bin tanesinin dökülmesinin normal olduğunu bilmek rahatlatıcıdır. Dökülen saçlar genelde tama olmuş saç kökleridir yerine yenisi çıkar. Fakat bu durum herzaman herkes için aynı olmayabilir.

Saç dökülmesi erkeklerde daha yaygın olarak görülmektedir. Erkeklerde görülen saç dökülmesi 20 li yaşlarda başlamaktadır. Bu yaşlarda saç çizgileri oluşur. Dökülme ve açılmalar görülür. 50 yaşını geçmiş erkeklerin yarısından fazlası saç dökülmesi problemini yaşamaktadır. Kadınlarda ise menapozdan sonra sıklıkla görülmektedir. 50 yaşından genç kadınlarda saç dökülmesi çok nadir olarak görülmektedir. Genelde stres yada başka bir sağlık sorunu saç dökülmesinin başlıca nedenlerindendir.

Saç dökülmesinin şiddeti yaş ile birlikte artar. Cilt sağlığını olumsuz yönde etkileyen her durum saç dökülmesini arttırır. Özellikle artrit, gut, depresyon, yüksek tansiyon ve kalp ilaçları ile doğum kontrol ilaçları saç dökülmesini tetiklemektedir. Sık sık saç boyama perma yapma , bakıma özen göstermeme gibi durumlarda saç dökülmesinin başlıca nedenlerindendir.

Aniden oluşan ve şiddetli saç dökülmelerinde derhal bir hekime başvurulmalıdır. Doktorunuz saç dökülmesi için size en uygun ilacı verecektir. Saçları dökülen kişilerin bir diğer dikkat etmesi gereken şey beslenmedir. Düzenli egzersiz ve uyku alışkanlığı geliştirilerek genel sağlık kontrol altına alınmalı ve saç sağlığının da gelişmesi sağlanmalıdır.

Saç dökülmesi yaşayanlar yada yaşamak istemeyenler bolca B vitamini almalıdır. Çuha çekirdeği ve üzüm çekirdeğinde bulunan besin değerleri saç dökülmesini önlemek için önerilen bitkisel ürünlerdir.

Gözardı Edilmemesi Gereken Ağrılar

Günlük yaşantımızda şiddetli veya zayıf birçok ağrı hissederiz. Bunların çoğu kalıcı , çoğu anlık olan ağrı türlerindendir. Çoğunu dikkate almayız ama işte dikkate alınmaması durumunda sağlık sorunları oluşturabilecek ağrılar ;

Göğüs Ağrısı : Göğüs ve omuz çevresinden başlayarak çeneye kadar olan ağrı türüdür. Yoğun baskı nedeniyle kalbe giden oksijen akımını engellenebilir. Özellikle göğüs üzerinde büyük bir baskı hissi kalp krizinin habercisi olabilir. Çok şiddetli göğüs ağrılarında bir adet aspirin alınarak sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekilmektedir.

Sırtın Alt kısmında oluşan Ağrı : Kalça kısmından başlayarak omurga ve bel kısmındaki disklerde uyuşma hissi verir. Sinirler üzerinde baskı yada diskler üzerinde kopma anlamınada gelebilir. Bu durumda derhal bir doktora başvurulmalıdır. Tedavi yöntemi bazen ilaç tedavisi haricinde fizik tedavide gerektirebilir.

Şiddetli Başağrısı : Günümüzde hemen hemen herkesin günlük yaşantısında karşılaştığı bir sağlık sorunudur. Yoğun iş temposu özel sepeblerden dolayı düşünce yoğunlu gibi etkilerde baş ağrısının habercisidir. Yalnız bazı durumlarda baş ağrısı sadece bir ağrı olmaktan çıkabilir migren gibi ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Kafatasında şiddetli baskı ile hissedilen baş ağrısı var ise bir doktora görünmekte fayda vardır.

Ayak ve Bacak Kısmında Ağrı : Bacaklarda ve ayaklarda normalinden fazla ağrı hissediliyorsa ve bu ağrıya kızarıklık ve şişkinlikte ekleniyorsa kramplara yol açabilicek bir sorunun başlangıcı demektir. Bu durumlarda masaj benzeri tedavi yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Bir doktora başvurarak sağlık durumu kontrol altına alınmalıdır.

Susuz Yaşamın Etkileri

İnsanlar belirli ölçülerde besin maddeleri ve su tüketmeden yaşayabilirler. Susuz yaşam sürdürmek gıda almadan yaşam sürdürmekten çok daha zordur. Su yokluğunda vücudu ayarlayabildiğimiz ölçüde hayatımızı devam ettiririz. Uygun koşullar sağlanırsa birkaç gün susuz yaşanırken bazen birkaç saat susuzluk bile ölümcül olabilir.

İnsan yaşamını sürdürebilmesi için su önemli bir ihtiyaçtır. Terleme , solunum idrar ve dışkı yolu ile vücudun su tüketimi oldukça fazladır. Organların düzgün bir şekilde çalışabilmesi için taze suya ihtiyaç vardır. Yüksek derecedeki sıcaklıklar yetişkin bir insana  günde yaklaşık olarak 1,5 litre civarında sıvı kaybına yol açar. Sıvı kaybından dolayı oluşan vücut ısısının yükselmesi sıcak çarpmasına yol açabilir.
Hafif miktarda sıvı ekslikliği ise tükürük ekslikliği ve idrar yapma sıklığının düşmesinde etkili olur.
Orta derecede susuzluk ağız kuruluğu başta olmak üzere gözlerde batık bir görünüm ve kalp atışlarında dengesiz bir biçimde atışlara neden olur.
Ağır derecede susuzluk meydana geldiğinde ise idrar tamamen kesilir. Uyuşma sıklıkla görülen problemlerden biridir.

Susuz ne kadar yaşayabiliriz sorusunun ideal cevabı havanın ne sıcak ne de soğuk olduğu zamanda 3 ile 5 gün arasında değişen bir süredir. Test edilmesi riskli olan bir durumdur. Günde en az 8-10 bardak su tüketimi mutlaka yapılmalıdır.

Hastalığa Yol Açan Gıda Türleri

Gıda zehirlenmeleri hayatı en çok  tehdit eden ve korkutucu sağlık problemlerindendir.  Pek sıklıkla görülmelerine rağmen yemek yemenin güvenli olup olmadığını hep düşünülmesini sağlar.  Bazı gıdalar zehirleme potansiyeli yüksek yapıya sahiptir.  Bunları gıdaları bilmek gerekmektedir.

Yeşil yapraklı sebzeler yapıları gereği en çok hastalık öğesi taşıyan besin kaynaklarındandır. Marul, taze otlar, ıspanak, lahana, roka gibi yeşillikler tüketilmeden önce bolca temiz su ile dezenfekte edilmelidir. Hastalıklar önlemek için bu gıdalar mutlaka ve mutlaka temizlendikten sonra tüketilmelidir.

Kahvaltıların en vazgeçilmesi yumurta birçok salgın hastalıkla bağlantılıdır. Yumurta içerisinde pusuya yatmış birçok bakteri vardır. Yapılması gereken doğru bir şekilde pişirilmesini sağlayarak mikropları yok etmektir. Yumurtanın çiğ olarak kullanıldığı gıdalardan kaçınılması gerekmektedir.

Kabuklu deniz ürünleride yapıları gereği zararlı maddeleri depolamıştır. Kabukların filtreleme özelliği ve kirli sular bulaşıcı etkenlere yol açmaktadır. Bu tür gıda maddelerinden bulaşan bakteri ve mikroplar ishal , mide bulantısı ve kusma gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Hemen hemen herkes tarafından sevilen ve sıcak günlerde tüketimin fazla olduğu ve sağlık riskinin en yüksek olduğu gıda dondurmadır. Dünya üzerinde yapılan araştırmalarda Gıda Zehirlenmesi kaynaklı sağlık sorunlarının dörtte üçünde dondurmalar sebep görülmüştür. Sütü pastörize etmeden dondurma ve çiğ yumurta kullanımı sağlık açısından büyük risk oluşturmaktadır.

En Sık Görülen Cilt Problemleri

Cilt sağlığı toplumumuz üzerinde görülen en çok sağlık problemlerinden biridir. Cildimizin bedenimize gelen tüm dış etkilere karşı koruyucu bir kalkandır. Bu yüzden sağlık problemlerinin büyük bir çoğunluğu cildimizde görünmektedir. İşte en çok görülen cilt sorunlarından birkaç tanesi ;

Ayak Mantarı Enfeksiyonu : Bu enfeksiyon fungus denilen mantarın ayak yüzeyinde iyice yerleşmesi ile oluşur. Ayak parmakları arasında oluşan kızarıklıklar , kaşıntı ve cilt çatlakları bu enfeksiyonun en belirgin özelliklerindendir. Tırnaklarda kalınlaşma ve sararma bir diğer Ayak Mantarı Enfeksiyonu belirtisidir.

Yanıklar : Güneş ışıkları ve fazla sıcaklık cildin dış tabakasına hasar vermesine yol açar. Ciltte ciddi derecede şoklar ve hücre ölümleri görülmektedir. Yanık oluşan bölgede şişme ve kabarma görülür.

Nasır : Aynı noktaya yapılan çok fazla baskı ve sürtünmeden dolayı oluşan deri katmanlarının kalınlaşmasıdır. Genel olarak ayak ve elleri sık olarak görülür. Nasır ile ölü deri oranıda çoğalmaktadır. Ponza taşı ile ovma ölü deriyide yok etmektdir.

Kepek : Kafa derisi üzerinde bulunan ölü derilerin çok fazla miktarda artarak omuzlara dökülmesidir. Kafa derisi kaşıntılı ve pullu bir yapıdadır. Saç için su tüketimi çoğaltılmalı bakım için özel şampuanlar kullanılmalıdır.

Egzama : Cildin kuru  ve kaşıntılı bir yapıda olmalısıdır. El ve ayaklarıda , diz ve dirsek içlerinde sıklıkla görülür. Şişlikler ve kızarıklıklar oluşur. Yaralar oluşur ve zamanla kabuklaşır. Duman stesten uzak kalarak ışık tedavisi ile iyileşme süreci hızlandırılabilir.

Sedef: Bağışıklık sistemine dayanan  bir cilt sağlığı problemidir. Kalın ve kırmızı lekelerle belirgin halde olur. Lekelerde ağrı ve kaşıntı görülür. Uyuma ve yürümede zorluk yaşanabilir. Işık terapisi etkili tedavi yöntemidir.

Zona : Su çiçeği hastalağından kalan virüsün vücuda yerleşmesi ile oluşur. Vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılara sebep olur. Aşı olarak önlenmesi mümkündür. Ağrıyı azaltırıcı ilaç tedavisi kullanılabilir.

Bilgisayar Kullanıcıları için Göz Sağlığı

Günlük yaşantımızın bir parçasına halen gelen bilgisayarlar her ne kadar farkında olmasak gözümüzü yormakla birlikte göz sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Bilgisayar kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunda  ekrana bakmaktan dolayı Bilgisayara Bakma Sendromu şikayeti görülmektedir.

Ekran karşısında günün büyük bir bölümünü geçirenler uzun zaman sonra ekrana bakma sendromu sorunu ile karşı karşıya kalırlar. Bilgisayar ile ilgili oluşabiliecek göz sorunlarını en aza indirmek için ekran netlik ve kontras ayarlarının iyi yapılmış olması gerekmektedir.
Bilgisayar başında çalışanlar için aydınlatmada oldukça önemlidir. Çok yüksek ışık altında ekrana bakmak yerine düşük yoğunluktaki ampüller kullanılmalıdır.

Ekran karşısında uzun süre kalanlar için en büyük koruyucu eylem göz kırpmaktır. Yeterince kırpılmayan gözler kurur ve ağrıya yol açar. Bir diğer tedavi yöntemi ise Göz meditasyonudur. Düzgünce oturularak nefes alıp verişi kontrol altına alınır ve avuç içleri değmeyecek şekilde eller göze kapanır. Bu şekilde yaklaşık 6-7 dakika durulmalıdır. Bu hareket günde en az 3 defa uygulanmalıdır.

Göz sağlığı için omega-3 asidi oldukça önemlidir. Omega 3 ün yetersiz olduğu durumlarda gözyaşları çabuk buharlaşarak azalır. Bu da gözlerin tahriş olmasına sebep olur. Bu nedenle günde 1000 miligram kadar günde omega 3 asidi alınmalıdır. Yapay tatlandırıcılardanda uzak durulması gerekmektedir.

Kolay ama Etkili Zayıflama Yöntemleri

Gelen yaz ayları ile birlikte fazla kilo problemi olanlar için kolay ve hızlı zayıflama yöntemleri oldukça çoğalmıştır. Fakar bunların birçoğu geçici çözümler kalıcı sorunlar kalıbına girmektedir.
Uzman doktorlar tarafında hazırlanan ve uygulanmasında herhangi bir problem görülmeyen zayıflama yönteminin 3 ana kuralı şudur:

1. Sağlıklı Beslenme
Yenilen içilen herşeyin büyük bir dikkatle tüketilmesi gerekmektedir. Yağlı yiyecekler fazla kilo problemini oluşturduğu gibi ciddi sağlık sorunlarınada yol açmaktadır. Yaz aylarında daha az yağlı ve hafif yemekler tercih edilmelidir. Meyve ağırlıklı olarak beslenilmedir.

2. Spor Programı
Kendinize sadece zayıflama sürecinde değil her zaman uygulanması yapılması kolay bir spor programı çıkartın. En basitinden sabahları en az yarım saat kadar hızlı bir şekilde yürüyüş yapın. Akşam yemeklerinden sonra oturup bir kenarda yemeğin iyice mideye oturmasını beklemek yerine Açık havada bir akşam gezmesi ile erimesini sağlayın.

3. Formunuzu Koruyun
Uyguladığınız zayıflama yöntemlerini sadece kilo verme döneminde yapmayın. Bunları bir alışkanlık haline getirin. Yaptığınız sporu ve sağlıklı beslenme alışkanlığınızı bir hayat felsefesi olarak benimseyin. Bu sayede alınan kiloları vermek için ayrıca uğraşma çabanız olmayacaktır.

Daha Zeki ve Sağlıklı Bebek İçin Öncelikle Anne Sütü

Yeni doğmuş bir bebekte ilk 6 ay boyunca verilen anne sütü hiçbir ek gıda gereksinimine ihtiyaç duyurmamaktadır. Doğum sonrası  ilk gelen sarı süt bebeğe yapılan ilk aşıdır aslında. Anne sütü bebekler için yaşamsal derecede önemlidir. En önemliside bebekle anne arasında ilişkinin ve sevgi bağının güçlenmesinde oldukça etkilidir.

Bebeğin ilk 6 aylık dönemi boyunca aldığı anne sütü içeriğinde protein , yağ , demir vitamin gibi ihtiyaç olan tüm besin değerleri mevcuttur. Yeterli miktarda su ve vitamin içeren anne sütü bebeğin büyümesi için çok etkilidir. Bebek için anne sütünün hazmedilmesi çok daha kolaydır. İnek sütü gibi kaynatma gerektirmez. Anne sütü bebeğe vermek için her zaman hazır halde ve temizdir.

Anne sütü alan bebekler diğer besin maddeleriyle beslenen bebeklere göre daha sağlıklı ve zeki olurlar. Doğumda sonra gelen ilk sarı süt bebeğin ishal ve solunum yolu enfeksiyonları hastalıklarına karşı korunmasında önemlidir. Anne sütünü yeterince alan bebeklerde astım , alerji , diyabet riski çok daha azdır. Ayrıca anne sütü ile beslenen bebekler için bağışıklık sisteminin daha güçlü bir şekilde çalıştığı uzmanlar tarafından kanıtlanmıştır.

Yüz Sarkmasına Karşı Bitkisel Çözümler

Uzman dermatologlar ve cilt bakım doktorlarına göre sürekli kilo alıp verme , stresli dönemlerden geçme ve yorgunluk gibi bazı nedenlerden dolayı yüz kısmında oluşan cilt sarkmalarının en etkili tedavi yöntemi bitkisel çözümlerden oluşmaktadır.

Zayıf kalan yüz derisini kuvvenledirip eski haline getirmek için işte uzmanlardan birkaç öneri ;

1.  Aluç
Cildi besleyici özelliği vardır. 1 bardak ılık suya 1 kaşık kadar kurutulmuş ve dövülmüş aluç konularak 20 dakika kadar dinlenmeye bırakılır. Sonrasında ise yüze iyice sıvayarak uygulanır. Bu işlemin 15 dakika sonrasında ise cilt gülsuyu ile temizlenir.

2. Adaçayı
Bolca esans ve hormonları içeren adaçayı cilt bakımında çok faydalıdır. 1  su bardağı sıcak suya 2-3 yemek kaşığı adaçayı konulur. 10-15 dakika kadar  demlenmeye bırakılır. Sonrasında ise cilde kompres yapılarak uygulanır. Sarkıklığın giderilmesinde çok etkilidir.

3. Nane
Nanenin içeriği cildin kuvvetlendirilmesinde çok etkilidir. 1 bardak kaynar suya 2 çorba kaşığı kadar nane eklenir. 15 dakika sonra süzülür ve kuruması beklenir. Bu şekilde cilde uygulanır. Sarkma olmadan kullanılması daha etkilidir. Mevcut cilt problemlerinin giderilmesinde de oldukça etkilidir.