Hamilelik İçin Geç Kalmayın

Uzmanlar anne olmak isteyen kişilerin kariyer, okul, iş gibi nedenlerden dolayı 40 yaşında doğurmaya başladıklarını ile sürdü. Uzmanlar gebe kalmanın 40′ lı yaşlara bırakılmasının gebe olma olasılığının düştüğünü gençken gebe olmalarını söyledi. Günümüz kadını çeşitli nedenlerden dolayı 40′ lı yaşlara kadar gebeliği erteliyor. Kadınlarda ileri yaşlarda yumurtalık sayısı azaldığı için doğurmaları zorlaşıyor. Kadınlar 30 – 33 yaşları arasında yumurtalık azalmaya başlıyor.

İleri Yaşta Gebelik Tehlikeleri

İlerleyen yaşlarda hamilelik bütün herkesin kafasını kurcalayan bir soru. İleri yaşlardaki gebeliklerde kişinin kafasında bazı soru işaretleri vardır. Acaba bebeğimi doğurabilcemmi? Sağlıklı bir bebeğim olabilcekmi? gibi kişinin kafasında çeşitli şekillerde sorular vardır. Tıp dünyası 35 yaşın üzerindeki doğumları riskli buluyor.  İleri yaşta doğal yöntemlerle gebe kalmak isteyen yetişkin kişiler suni döllenme ve tüp bebek gibi yollara başvurabilirler. İleri yaşlarda gebe olucak kişinin şeker hastası ve tansiyon hastası olması bebeğin doğumu açısından çok önemlidir.

Kısa Uyku, Kalbe ve Strese Çok İyi Geliyor

Gün içerisinde kısacık bir uyku hem stresi azaltıyor, hemde kabimize çok iyi geliyor. Uzmanlar haftada üç kez otuşar dakikalık uykunun insan vücudu için çok faydalı olucağını dile getiriyor. Çalışan yetişkin kişiler gün içerisinde kısa bir uyku çekerek kalp krizine yakalanma olasılığını yarı yarıya indiriyor. Hafif bir uyku çekmek kişi için daha mutlu ve güzel bir gün geçirmesi için yeterli olucaktır. Fazla uyumak ise uyku düzeninizin bozulmasına neden olabilir.

Evlilik Stresten Koruyor

Amerikalı uzmanların yaptıkları araştırmalara göre evliliğin sağlığa iyi geldiğini açıkladılar. Strese neden olan ‘kortizol’ adlı hormonun salgılanmasının evlendikten sonra azaldığını gözlemlediler. Amerikalı uzmanlar yaptıkları araştırmalar sonucu uzun süren ilişkiler veya evlilikler, kişinin stresini yenmesini daha mutlu bir birey olmasını sağlıyor. Evli olan kişi stres sonucu ortaya çıkan hastalıklardan korunuyor ve bu tür hastalıklara yakalanma olasılığı azalıyor. Evlenen kişiler stresle doğabilecek ölümcül hastalıklara elveda ediyor.

Vejetaryen Beslenme Erken Yaşlandırıyor

Oxford Üniversitesi vejetaryenları uyardı. Vejetaryen olan kişilerde daha erken bunama belirtilerinin gözüktüğünü gösterdi. Ayrıca vejetaryen  erken bunama ve sinir sistemi bozukluklarına yol açıyor. Oxford üniversitesi vejetaryen olan kişilerde  B12 vitaminin eksikliğinden dolayı bu tür hastalıkların çıktığını söyledi. Vücut’ un  kendisinin üretemediği B12 vitamini sadece dışarıdan alınabiliyor. Vejetaryen kişiler B12 vitaminini her insan gibi üretemedikleri ve sadece dışardan alabildikleri için bu tür vakaalar vejetaryenlerin başına geliyor. Oxford Üniversitesi ise vejeteryanlığa hayır diyor.

Boy Uzatan Sporlar

basketbolcu

Genelde kısa boylu olduğunu düşünenler boyu uzaması için basketbol, valeybol yada yüzme sporuna ilgi duyarlar.

Aslında boyun uzun yada kısa olması kalıtımla ilgilidir, yani aileden gelen genler boyumuzu belirler. Basketbol, valeybol gibi zıplamalı sporlar gelişme çağında boy uzamasına etkisi vardır. Gelişme çağında basketbol, valeybol gibi zıplama sporlar yapanların boylarının azda olsa uzadıkları doğru.

Boyumuzla barışık yaşamayı bilmemiz ruh sağlığımıza faydası olacaktır. Basketbol, valeybol, yüzme yada diğer zıplamalı sporları ne kadar yaparsak yapalım mucizevi şekilde boyumuz uzamaz. Sporu sağlıklı yaşam için yapmak en doğrusudur..

Siyaset ve çelişkiler – DÖN BAŞA

Günler, aylar hatta yıllar oldu hep 82 anayasası eleştirilip durdu. Her gelen değişmesi gerek dedi, değişmesi gereken yerler hep aynı kaldı ama hükümet olan partilerin işine gelen yerler nedense öncelik aldı..

Benim aklıma takılanlar ise ozamanala bu zamanı kıyaslama yaparken çıkıyor.

En son yapılan referandum %58 evet dedi ve halkın oyları kabul edildi. % 58 ile kabul edilen anayasa değişikliği ileri demokrasisin ürünü oldu ama 82 anayasası % 92 ile kabul edilmişti neden ileri demokrasi ürünü kabul edilmedi? Ozamana baskı altında oy verildi başka secenek yoktu diyen ileri demokrasi savunucuları şimdi neden baskı olduğunu kabul etmiyorlar.

Cumhuriyet kurulduğundan beri CHP hep var ve hala ayakta, CHP ile beraber bir çok parti geldi sonunda kayboldu. Kendim birebir şahit olduğum partiler ANAP, DYP, REFAH, DSP ve diğerleri bugün % 1 oyları bile yok. Kaybolan partilerde hep ileri demokrasi vardı CHP hep statükocuydu sonuç ortada sizcede çelişki değilmi?

CHP uzun yıllardır hep muhalefette yada koalisyon ortağı oldu ama kim tek başına iktidara geldiyse CHP’yi iktidar gibi eleştirerek prim yaptılar yetmedi yandaşı olan gazeteciler iş adamları sivil toplum kuruluşlarıda CHP’yi iktadarmış gibi davrandılar, sizce çelişki değilmi?

Kendini gazeteci sanan yalamalara ne demeli? Hükümete soru sormaya korkan gazeteciler hatta sormayıp övenler muhalefete gelince hükümetmiş gibi herşeyi muhalefet yapıyormuş gibi soru sorup en ufak gafları bile büyük yanlışlar gibi sunmaları sizcede çelişki değilmi?

Son günlerde AKP’nin neden bukadar çok oy aldığını herkes araştırır oldu, aslında analizi çok basit.. “Güç neredeyse orada yalama mikroplar çoğalır” diye bir söz okumuştum bi yerde, kimin olduğunu bilmiyorum, çelişkilerimi analiz ederken nedense bu laf aklıma geliyor. Benim bildiğim gazeteciler, televizyoncular, karikatürciler, sivil toplum kuruluşları ve diğer toplumu ilgilendiren kuruluşlar, bunların asli görevleri halka doğru bilgi vermek yanlışların üzerine gitmek özellikle elinde güç bulunduran devlet kuruluşlarının iyi vede kötü yaptıklarını halka bildirmek değilmidir? Nedense özellikle gazeteciler bunu muhalefete yüklenmekte kullanıyolar. Hükümette herşey yolunda hiç bir hata yok herşey saat gibi işlediği için onlarda işini yapmak zorunda olduğundan enerjilerini ülkeyi yöneten muhalefet için kullanıyolar.

Bazı insanlar vardır toplumda en çok nereden ses çıkarsa, neyi doğru kabul ederse onlarda sorgulamadan araştırmadan “onlar derse doğrudur” mantığıyla her söylenene inanırlar. “Güç neredeyse orada yalama mikroplar çoğalır” mantığıyla hareket edenlerde bu insanları etkiler.

Bu toplumda yalama mikroplar oldukca sonsuza dek hep birileri çıkacak biryerlerden tutunup güç edinecek. Bu güç etrafında çoğalan yalama mikroplarda diğer insanlara doğru bişey yapılıyormuş gibi hava yaratarak kendi menfaatları doğrultusunda çıkarlarını, ceplerini dolduracaklar.. Sonra nemi olacak? DÖN BAŞA…

Kırmızı Et Değil, Tavuk Eti Tüketin

Kırmızı etin çok tüketilmesi göz sağlığı için zararlıdır. Fakat, tavuk bunun tam tersidir. Tavuğu haftada üç kez yiyen kişinin gözlerinin daha sağlıklı olur. Haftada en az bir kez bile tavuk eti yeseniz diğer insanlara göre daha sağlıklı olursunuz. Uzmanların yaptıkları araştırmalara göre tavuk eti tüketen kişilerin göz rahatsızlıklarına yakalanma olasılıklarının daha düşük olduğunu bildirdi. Kırmızı et yüksek kolestrol, yağ içeriyor. Bu yüzden kalp ve tansiyon hastalarının kırmızı et değil, tavuk eti tüketmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kırmızı Lahana Her Derde Derman

Soframızda eksik etmek istemediğimiz kırmızı lahanın bir çok faydası vardır. Günde en az bir tabak kırmızı lahana çoğu şikayetinizi giderecektir. İşte kırmızı lahananın bilinen faydalı özellikleri bunlardır. Kırmızı lahana balgam söktürür, yumuşatıcı ve hazmettirici özellikleri vardır. Ağrı kesicidir. Kurt düşürücü ve idrar söktürücüdür. Peki, kırmızı lahana nasıl yenmelidir? Kırmızı lahanayı doğrayıp bol tuz ile kapta bir gün bekletilmelidir. Ertesi gün elinizle suyunu süzün ve kavonoza doldurun. Ağzına kadar üzüm sirkesiyle doldurun. Salata yapmaya hazır hale getirin. Bu şekilde yaptığınız salata size sağlık saçacaktır.

Eriği Tuzlamadan Yemek Faydalı

Erik, potasyum ve magnezyum açısından zengin bir meyvedir. Eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca eriğin idrar söktürücü ve terletici özellikleri vardır. Tuz bir damak zevkidir. Ama erik tuzlanmadan yenmeli. Çünkü aşırı tuz vücut için çok zararlıdır. Eriğin tuzlanarak yenmesi, vücuda gereksiz olarak tuz alınmasını sağlıyor.